uzun zamandan sonra kendi bloguma bir ekleme yapayım diye uğraşırken
birden kendimi "nomadic"te buldum
yeni yazıyı görünce heyecanlandım
ılık birşeyleri hızlıca içercesine bir solukta okudum yazıyı
son satırlar ağırlaştı birden
hatıralarım canlandı
zira ben birkaç aydır "az" düşünerek yaşıyorum
edebiyat okuyamıyorum
ya da belki okumuyorum
her neyse yazıdan alıntı yaparak devam etmeliyim
"Ahmed arif demiş ki: "İnsan alkışa dayanıklı olmalıdır."
insanın eline güç verilirse nasıl bir canavara dönüşebileceğini gören ve bu durumun başıma gelmesinden hep korkan biri olarak tavır almak benim insan olarak en doğal hakkım olsa gerektir. bunun musil ya da ahmed arifle herhangi bir ilgisi yok..bunun benim hayatımla ilgisi var.hayatını ve onurunu savunmak bir insanın en değerli eylemidir.kafam karmakarışık..."
benim de kafam pek karmakarışık be patron
bu güç konusunu kendimi bildim bileli düşünüyorum
eminim sen de öyle
geçen gün şöyle bir not düşmüşüm foucault okumalarım sonrasında
"önemli olan ezilenlerin hakkını savunmak adına bir fikir dünyası kurmak değil
önemli olan bu hakları savunurken karşı olduğunuz gücün yerine nasıl bir güç koyacağınız
ve iktidarı nasıl bir düzlem üzerinden kuracağınız"
burada iktidardan kastım elbette bir iktidar odağı değil
yani o yüzden düzlem kelimesini kullandım
neyse kafam tekrar karışmaya başladı daha fazla saçmalamadan bitireyim
diyeceğim o ki insan var bir de insanlık
ben insandan mı yoksa insanlıktan mı yanayım bilemedim
ama bence bir insancı olmak var bir de insancıl
ben insancıl olmaktan yanayım onu biliyorum
18 Kasım 2007 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder