28 Temmuz 2009 Salı
suyu dinle ateşi yak
beyaz sayfanın üstüne ne yazılır ki?beyaz siyah olur kalır orda.donakalır,bulur öteki yarısını..
'no quiero la vida'
peki ne oldu.bu soru beni yoruyor,insan yorulur değil mi, taşımaktan yorulur kendini yanılıyor muyum?
annem dedi geçen gün: insan uyumazsa ölür oğlum dedi:),bana kızıyordu,takılıyordu. haklı kadın, uyuyor ve unutuyor insan..yenileniyorsunuz her uyandığınızda,ne anlatıyor bu adam değil mi..
bu adam,Duran,fazlalıklarından kurtulmaya çalışıyor..rahat.
'no quiero la vida'
peki ne oldu.bu soru beni yoruyor,insan yorulur değil mi, taşımaktan yorulur kendini yanılıyor muyum?
annem dedi geçen gün: insan uyumazsa ölür oğlum dedi:),bana kızıyordu,takılıyordu. haklı kadın, uyuyor ve unutuyor insan..yenileniyorsunuz her uyandığınızda,ne anlatıyor bu adam değil mi..
bu adam,Duran,fazlalıklarından kurtulmaya çalışıyor..rahat.
27 Temmuz 2009 Pazartesi
nerede
canım nerdesin?- burdayım,
sarkaç insan,Duran, olduğu kadar..can sıkıntısıyla başedebildiği kadar.
boşlukların ne önemi vardır?
boşluk doluluğu taşır çevresinde,doluluk için de tersi,
sarkaç insan,gidip gelir, bilemez. boşluğu doluluğu olmuştur,
bakıyor çevresine çocuk, arkadaşlıyla birbirlerine çelme takıyorlar,aynı anda düşüyorlar,
-yanlışlıkla oldu..
bibirlerine bakıyorlar,topa doğru koşuyorlar yine. top oynuyorlar sadece...
homo ludens hala devam ediyor hikayesine,ne şekilde kimse bilmez,sormak da fayda etmez.
ciddiyet nerede saklıdır? -bir çocuğun duruşunda, evcilik oynarken bile.
dağınıklık başa bela değil mi, soru değil, kelimelerin azizliği,vurgu o kadar da noktalama işaretlerine bağlı değil,konuşmaya bağlı.kelimeler boşa çıkıyor yine,boşluğa.
DİĞER BÖLÜM
bazen karşımdakiyle bir anda birbirimizi anlamamaya başlayacakmışız gibi hissediyorum,hoooooooop,bir kelime daha söylüyorum,yüzüme bakıyor,anlamlı bakıyor,anlıyorum,anlıyor.
sarkaç insan,Duran, olduğu kadar..can sıkıntısıyla başedebildiği kadar.
boşlukların ne önemi vardır?
boşluk doluluğu taşır çevresinde,doluluk için de tersi,
sarkaç insan,gidip gelir, bilemez. boşluğu doluluğu olmuştur,
bakıyor çevresine çocuk, arkadaşlıyla birbirlerine çelme takıyorlar,aynı anda düşüyorlar,
-yanlışlıkla oldu..
bibirlerine bakıyorlar,topa doğru koşuyorlar yine. top oynuyorlar sadece...
homo ludens hala devam ediyor hikayesine,ne şekilde kimse bilmez,sormak da fayda etmez.
ciddiyet nerede saklıdır? -bir çocuğun duruşunda, evcilik oynarken bile.
dağınıklık başa bela değil mi, soru değil, kelimelerin azizliği,vurgu o kadar da noktalama işaretlerine bağlı değil,konuşmaya bağlı.kelimeler boşa çıkıyor yine,boşluğa.
DİĞER BÖLÜM
bazen karşımdakiyle bir anda birbirimizi anlamamaya başlayacakmışız gibi hissediyorum,hoooooooop,bir kelime daha söylüyorum,yüzüme bakıyor,anlamlı bakıyor,anlıyorum,anlıyor.
26 Temmuz 2009 Pazar
22 Temmuz 2009 Çarşamba
por querer te amar
deniz dalgaları gidip geliyor..
yıldızlar gökyüzünde asılı,duruyorlar,düşecekler,tutma,düşsünler.
bazen onlar oldun,yıldız oldun, toprak oldun bazen de,dokundun ona
-unuttun gitti sonra
ellerinde kaldı izi toprağın
gözlerinde kaldı izi yıldızların
sen oldun..
yıldızlar gökyüzünde asılı,duruyorlar,düşecekler,tutma,düşsünler.
bazen onlar oldun,yıldız oldun, toprak oldun bazen de,dokundun ona
-unuttun gitti sonra
ellerinde kaldı izi toprağın
gözlerinde kaldı izi yıldızların
sen oldun..
20 Temmuz 2009 Pazartesi
gönülsüz
erkek kadına bakıyor,kadın erkeğe bakıyor
düşünüyor kadın
-ne oluyor bana
kendi içinde kadın,gökyüzüne bakmayı unutmuş, unutmuş da aklına gelmemiş hiç.
erkeğin içi sıkılmış,bakmış öyle etrafına,kafasını çevirmiş her tarafa,anlayamamış.
ikisi de merak etmemişler,ikisi de öyleymiş.birbirlerine bakmışlar uzun uzun,bu hiç bitmesin istemişler, sonra yalnızlıktan önce var olan kelime başlamış. canları sıkılmış kadınla erkeğin.
özlemişler birbirlerini ikisi,özlemişler, hasret içindeymişler, bir varmış bir yokmuş olmuşlar çoğu zaman,
hislerini kaybetmişler ikisi, bi türlü gerisini getirememişler,sonra içlerine dönmüşler, sıkılmışlar,kadın erkeğe bakmış, görmemiş.
erkek kadını düşünmüş,görmüş, bakmış,unutmuş.
ikisi de özlem içindelermiş,
-dur abi, ben sana bişey diyecem.
kimsin sen?
anlamadığın şeyim ben,
düşünüyor kadın
-ne oluyor bana
kendi içinde kadın,gökyüzüne bakmayı unutmuş, unutmuş da aklına gelmemiş hiç.
erkeğin içi sıkılmış,bakmış öyle etrafına,kafasını çevirmiş her tarafa,anlayamamış.
ikisi de merak etmemişler,ikisi de öyleymiş.birbirlerine bakmışlar uzun uzun,bu hiç bitmesin istemişler, sonra yalnızlıktan önce var olan kelime başlamış. canları sıkılmış kadınla erkeğin.
özlemişler birbirlerini ikisi,özlemişler, hasret içindeymişler, bir varmış bir yokmuş olmuşlar çoğu zaman,
hislerini kaybetmişler ikisi, bi türlü gerisini getirememişler,sonra içlerine dönmüşler, sıkılmışlar,kadın erkeğe bakmış, görmemiş.
erkek kadını düşünmüş,görmüş, bakmış,unutmuş.
ikisi de özlem içindelermiş,
-dur abi, ben sana bişey diyecem.
kimsin sen?
anlamadığın şeyim ben,
19 Temmuz 2009 Pazar
titreme
nöbetlere girerdi Dostoyevski, kendisi de girerdi kafasındaki insanları da..
yetenek beni cezbediyor,yeteneği seviyorum ve de empatiyi, olaya ve ötekine ayrı ayrı kopmak çok şey demektir belki de. işte o zaman zamanı başka bir raya sokar insan,başka bişey yapmaya başlar artık,kurar,yıkar,kurar,yıkar...
bu döngü bitecek gibi değildir,mod değiştirir sıklıkla,ne olduğunu anlar,ne olacağını kestiremez,miyoplaşır bazen insan, bazen de köpekleşir,uzaklara bakar, ve acılarıyla sevişmeye başlar,insanların özlemleri hasretleri onun özlemi ve hasreti olur, iş işten geçmiştir bazen, kendini içinde bulmuştur, farkeder bir anda yalnızca.
o zaman devamında kendisi midir,kendiyle olanlar kadar mıdır?olduğu kadardır işte,insan,biricik insan.saçmalıklarına baktığım, dalga geçtiğim, bazen umursamadığım,bazen bana öğreten, bazen beni vuran insanlar,çarptığım insanlar.
kim kime ömrü boyunca ne kadar çarpmıştır?
soruyorum sadece aklıma geldi,es geçebiliriz istersen, sorum çok, başın ağrıyorsa söyle bilelim değil mi, hem seni kaybetmemiş olurum, sana çarparım..
bu saçmalık akıl bırakmayacak bende, ne yazıyorum, bok mu var, soru sormayı bırakıyorum, buna soru işaretini ortadan kaldırarak belki başlayabilirim.
-salak..
aklına geldi önce insanoğlunun, sonra dedi ki ben bu duyguları,modları nasıl yazayım dedi, noktalama işaretleri dediğimiz şeyleri icat etti,sonra onların kölesi oldu, günlük konuşma dilinde bile, stop.
-hafif pis gülümseme
ve sonrası derin bir suskunluk.
BÖLÜM 2
nereye akar insan,nehir olabilir mi mesela,ya da kum, çöker mi,bataklık olur mu..insan ve toplum olaylarına girmeyecem, o konu hala merak konusu.
hislerim altüst oluyor,içiçe,altalta üstüste biniyorlar, canımı sıkıyorlar, onlar benim,bundan kurtulmak diye bi şey var mı bilmem,insan kendini kendiyle taşıyor, neyse o çoğu zaman, geleceğe bakıyor bazı zaman bir köpek gibi, bazen de kendine bakıyor şaşkınlıkla,orada anlık kalıyor öyle,
ve bu döngüler bütünü bitmek bilmeyecek.ne zamandır rüya görmüyorum?
yetenek beni cezbediyor,yeteneği seviyorum ve de empatiyi, olaya ve ötekine ayrı ayrı kopmak çok şey demektir belki de. işte o zaman zamanı başka bir raya sokar insan,başka bişey yapmaya başlar artık,kurar,yıkar,kurar,yıkar...
bu döngü bitecek gibi değildir,mod değiştirir sıklıkla,ne olduğunu anlar,ne olacağını kestiremez,miyoplaşır bazen insan, bazen de köpekleşir,uzaklara bakar, ve acılarıyla sevişmeye başlar,insanların özlemleri hasretleri onun özlemi ve hasreti olur, iş işten geçmiştir bazen, kendini içinde bulmuştur, farkeder bir anda yalnızca.
o zaman devamında kendisi midir,kendiyle olanlar kadar mıdır?olduğu kadardır işte,insan,biricik insan.saçmalıklarına baktığım, dalga geçtiğim, bazen umursamadığım,bazen bana öğreten, bazen beni vuran insanlar,çarptığım insanlar.
kim kime ömrü boyunca ne kadar çarpmıştır?
soruyorum sadece aklıma geldi,es geçebiliriz istersen, sorum çok, başın ağrıyorsa söyle bilelim değil mi, hem seni kaybetmemiş olurum, sana çarparım..
bu saçmalık akıl bırakmayacak bende, ne yazıyorum, bok mu var, soru sormayı bırakıyorum, buna soru işaretini ortadan kaldırarak belki başlayabilirim.
-salak..
aklına geldi önce insanoğlunun, sonra dedi ki ben bu duyguları,modları nasıl yazayım dedi, noktalama işaretleri dediğimiz şeyleri icat etti,sonra onların kölesi oldu, günlük konuşma dilinde bile, stop.
-hafif pis gülümseme
ve sonrası derin bir suskunluk.
BÖLÜM 2
nereye akar insan,nehir olabilir mi mesela,ya da kum, çöker mi,bataklık olur mu..insan ve toplum olaylarına girmeyecem, o konu hala merak konusu.
hislerim altüst oluyor,içiçe,altalta üstüste biniyorlar, canımı sıkıyorlar, onlar benim,bundan kurtulmak diye bi şey var mı bilmem,insan kendini kendiyle taşıyor, neyse o çoğu zaman, geleceğe bakıyor bazı zaman bir köpek gibi, bazen de kendine bakıyor şaşkınlıkla,orada anlık kalıyor öyle,
ve bu döngüler bütünü bitmek bilmeyecek.ne zamandır rüya görmüyorum?
16 Temmuz 2009 Perşembe
yıldızlar
baktım onlara,parladılar,yakındım,uzağım,uzaktım,yakınım...
alem tabi geç-erken arasında gidip gelmiyor, zaman da öyle..
her şey yerli yerinde mi?ne alakasın ya nerden çıktı...
içime döndüm,dışarı çıktım,döndüm,çıktım ve arada kaldım, bu hayatı nereye kadar yaşayayım ki? bilmiyorum,ikna olmaya ya da ikna edilmeye ihtiyacım yok, ne gösterir hayat belli olmaz, sıkıcı sadece,bunu biliyorum, sıkıcıydı, sıkıcı,sıkıcı olacak, umutsuzum,hayallerim var,adım adım,yavaş yavaş sancıyacak hayat,
sonra kop..
yaralarımın kabuklarını üzerimde taşıyorum,bazen unutuyorum cebimde olduklarını,yeni yaralar açıyorum,onları da sonra bi bakıyorum ki cebime koymuşum,cebim delik mi acaba..bakmadım, orda olduklarını biliyorum, delik büyük değil belki hafızasızlaşacak kadar,ordalar biliyorum,duyuyorum..
yıldızlar,estrellas,çok yakınım,çooooook uzağım,ay da yok bugünlerde teselli edecek,zaman işte bazen birisi kaybolur,bazen öteki,bazen ikisi de olur, bazen ikisi de olmaz..çok tekrar,üfffffff...
bırak,
tekrar edilmeyen bişey mi var? kandırma ve soyun, bırak.
canım yıldızlar, benden alakasız öylece parlıyorlar.
alem tabi geç-erken arasında gidip gelmiyor, zaman da öyle..
her şey yerli yerinde mi?ne alakasın ya nerden çıktı...
içime döndüm,dışarı çıktım,döndüm,çıktım ve arada kaldım, bu hayatı nereye kadar yaşayayım ki? bilmiyorum,ikna olmaya ya da ikna edilmeye ihtiyacım yok, ne gösterir hayat belli olmaz, sıkıcı sadece,bunu biliyorum, sıkıcıydı, sıkıcı,sıkıcı olacak, umutsuzum,hayallerim var,adım adım,yavaş yavaş sancıyacak hayat,
sonra kop..
yaralarımın kabuklarını üzerimde taşıyorum,bazen unutuyorum cebimde olduklarını,yeni yaralar açıyorum,onları da sonra bi bakıyorum ki cebime koymuşum,cebim delik mi acaba..bakmadım, orda olduklarını biliyorum, delik büyük değil belki hafızasızlaşacak kadar,ordalar biliyorum,duyuyorum..
yıldızlar,estrellas,çok yakınım,çooooook uzağım,ay da yok bugünlerde teselli edecek,zaman işte bazen birisi kaybolur,bazen öteki,bazen ikisi de olur, bazen ikisi de olmaz..çok tekrar,üfffffff...
bırak,
tekrar edilmeyen bişey mi var? kandırma ve soyun, bırak.
canım yıldızlar, benden alakasız öylece parlıyorlar.
10 Temmuz 2009 Cuma
derin
insanlar derin midir, genelde değillerdir, biz aslında kendimizi yanıltıyoruz çoğu zaman,insanlar anlıktır çoğu zaman,öngörülüdürler bazıları,anlıktırlar, değildirler de.
insanevladı duygularını hislerini neresinde taşır ya da saklar, sakınır?
insan kendini kaybeder,arar arar sonra
bulamaz..
insanevladı duygularını hislerini neresinde taşır ya da saklar, sakınır?
insan kendini kaybeder,arar arar sonra
bulamaz..
7 Temmuz 2009 Salı
6 Temmuz 2009 Pazartesi
tarihin
önünde,arkasında,ortasında,hiçbirşeyinde..
las palabras se callan...
artık Duran dinleme dinlenme hallerinin neresindedir bilmez,bazen dinler bazen durmuş olur her ne hikmetse, kendi bilmez ki size anlatsın, kendinin içinde gider gelir o,kendini kaybetmek ister,kaybeder,kaybedemediği zamanlarda tarihten medet umar hale gelir..
tanrım, bizim bununla ne alakamız var, öleceğiz,
işte tarih ölüler üstüne kurlmuştur, o bizim göstergemizdir,sadece süreçler bütünü değil bahis, aynı zamanda biricik bireyim ölümü. bu bireyi taşıyan toplumun da başka bir hal alması,
birilerinin yokluğu ölüm üzerinden,yokluk üzerinden bizi şekillendiriyor, bir bakıyoruz sonra, kendi varlığımızı ölüme dayatıyoruz bazen, salak ruhlarımıza inanarak,sonra şşşşşt.
-sunduk işte kendimizi ölüme.
asılı herşey, havada, ben yerdeyim, bakıyorum onlara,ben nerdeyim?
...
bir zamanlar,hayatın cilvesi işte ya, huzurlu olduğumu düşünmüştüm, biliyordum,herşey değişiyor,insanoğlu civa mıdır ki her yöne aksın ve kalsın orda öylece..
değişiyor işte hayat, sen civa değilsin, bazen durursun, sonra dünya döndükçe dönersin, sonra Durursun.bilmiyorum, canım sıkıldı..
las palabras se callan...
artık Duran dinleme dinlenme hallerinin neresindedir bilmez,bazen dinler bazen durmuş olur her ne hikmetse, kendi bilmez ki size anlatsın, kendinin içinde gider gelir o,kendini kaybetmek ister,kaybeder,kaybedemediği zamanlarda tarihten medet umar hale gelir..
tanrım, bizim bununla ne alakamız var, öleceğiz,
işte tarih ölüler üstüne kurlmuştur, o bizim göstergemizdir,sadece süreçler bütünü değil bahis, aynı zamanda biricik bireyim ölümü. bu bireyi taşıyan toplumun da başka bir hal alması,
birilerinin yokluğu ölüm üzerinden,yokluk üzerinden bizi şekillendiriyor, bir bakıyoruz sonra, kendi varlığımızı ölüme dayatıyoruz bazen, salak ruhlarımıza inanarak,sonra şşşşşt.
-sunduk işte kendimizi ölüme.
asılı herşey, havada, ben yerdeyim, bakıyorum onlara,ben nerdeyim?
...
bir zamanlar,hayatın cilvesi işte ya, huzurlu olduğumu düşünmüştüm, biliyordum,herşey değişiyor,insanoğlu civa mıdır ki her yöne aksın ve kalsın orda öylece..
değişiyor işte hayat, sen civa değilsin, bazen durursun, sonra dünya döndükçe dönersin, sonra Durursun.bilmiyorum, canım sıkıldı..
4 Temmuz 2009 Cumartesi
karışıklık
pardon kadınım, canım sıkkın, karışıklıklıklıklık su gibi.
hayatın acemisiyim çoğu zaman, ne yapacağımı şaşırıyorum, kalakalıyorum, içim kararmıyor,içim kararıyor sonra, bilmem ne yaparım,ne ederim, kime giderim,ne anlatırım, ne dinlerim,ne haldeyimdir.
-bazen bu dayanılmaz olur, aklım ipleri kendi eline alır
-seni unutur, kendini delirtir
-herkes kendi hayatını yaşar
-ötekiler sikinde olmasındır hikaye bi yerde
-ötekiler yanındakilerdir
-senin hergünvehergün canını sıktıkların
-benim canım mı kalmış,almış başını gitmiş
hayatın acemisiyim çoğu zaman,
felsefeyi sikiim, alakası yok, canım sıkılıyor,kim ne derse desin, susuyorum, düşünüyorum,susuyorum,düşünmüyorum, susuyorum, anlamıyorum, anlıyorum..
hayatın yaşlısıyım bazen de..
üzerime çökmeye çalışır,dur derim, hoop olur, kalır orda
-bazen de öfkeyle dolarım, dinamitleyesim gelir.
-çoğu zaman kalırım,Duran kalır mı?
-Duran Yaşamaz o kadar..
hayatın acemisiyim çoğu zaman, ne yapacağımı şaşırıyorum, kalakalıyorum, içim kararmıyor,içim kararıyor sonra, bilmem ne yaparım,ne ederim, kime giderim,ne anlatırım, ne dinlerim,ne haldeyimdir.
-bazen bu dayanılmaz olur, aklım ipleri kendi eline alır
-seni unutur, kendini delirtir
-herkes kendi hayatını yaşar
-ötekiler sikinde olmasındır hikaye bi yerde
-ötekiler yanındakilerdir
-senin hergünvehergün canını sıktıkların
-benim canım mı kalmış,almış başını gitmiş
hayatın acemisiyim çoğu zaman,
felsefeyi sikiim, alakası yok, canım sıkılıyor,kim ne derse desin, susuyorum, düşünüyorum,susuyorum,düşünmüyorum, susuyorum, anlamıyorum, anlıyorum..
hayatın yaşlısıyım bazen de..
üzerime çökmeye çalışır,dur derim, hoop olur, kalır orda
-bazen de öfkeyle dolarım, dinamitleyesim gelir.
-çoğu zaman kalırım,Duran kalır mı?
-Duran Yaşamaz o kadar..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)