23 Kasım 2009 Pazartesi

birkaç

dur canım geliyorum..

yokluk içimizi acıtan şeydir çoğu zaman, bizler yok olacağımızı hiç olacağımızı, özetle olmayacağımızı bilmiyoruz, idrak edemiyoruz, bütün ağlamalarımız boşuna, kahkahalarımız direnişi simgeliyor,ölüyoruz her daim.

senin yokluğun beni acıtır,üzer,gitme!
var olmak istiyorum, yok olacam,görüyorum anlamıyorum, hepimiz gibi biraz, hepimizi birleştiren şey bu değil mi? ölüm var çok şükür..

Duran, kendi kaosundan kozmozlar çıkarıyor,her gün doğuyor Duran, her gün duruyor yine duran, ağlıyor duran,içi boşalıyor,üzülüyor.kendine ve bütün bir aleme, zaman akıyor,birtek bunu biliyor Duran,nereden nereye bilmiyor, umursuyor bazen, bazen unutuyor,hepimiz gibi biraz, hepimiz unutuyoruz, unutkan küçük insanlık,kahretsin yine unuttum yargılara vamayacağımı,vardım bile..

Düşüyor Duran sonra ve ondan sonra,toprağa, bir tohum gibi, 'tohum vitaminden öte bir şeydir, tohum hayattır,tohum topraktır' insanlar ortaklaşıyor ara sıra, kelimeler eş zamanlı, fikirler de, sonra tanrı cezalandırıyor,Babilliler gibi,dağılıyoruz, şeytanımızı tanıyoruz,şeytanımız tanrımızdır! her insan inanır buna değil mi içten içe?!

Hatırlar insan öteki taraftan, unuttuğu gibi aynı, birdenbireolurherşey, her şey gibi biraz.

Korkar ötelerden insan, kendi prangası ona güven verir, ordadır işte, nerde olduğu farketmez onun için, küçük adam dinlemeyi öğrenemediği için küçüktür biraz,
birbirimizi dinleyecek miyiz?
-kimi
-bilmiyorum yine, lanet olsun.