23 Mayıs 2007 Çarşamba

darbe ve kadın bedeni

erdal eren ve ayrık kümenin muhtıra niteliğindeki yazıları pek işe yaramamış görünüyor, zaten baskıcı ve zorlayıcı girişimlerden bir özgürlük yolu çıkması da pek mümkün değil gibi.. ama benim bu yazıyı yazmaya başlama nedenim bu değil. son dönemlerde ülke(leri)nin gündemine oturmuş olan darbe tartışmaları blogumuzda da yankısını buldu. herkes durduğu yerden kendisini, bu kendini "öteki"ne kapatmış yek/pare söylemin nasıl da dışta bıraktığını ya da topyekün bir kitleyi nasıl mahkum ettiğini anlatmaya çalıştı ve bence oldukça da güzel anlattı. ben ise daha çok darbecilerin ve darbe yanlısı "mil(l)i-tan burjuvazi"mizin laiklikle ilgili kaygılarını hangi zeminde kurduklarına değinmek istiyorum. galiba sadede gelmek gerekir.. tüm bu cumhuriyet değerleri ve ülke toprağı ve türklük konularının gelip düğümlendiği yer başörtüsü meselesi olunca darbe ile kadın bedeni mevzuları birbirine bağlanmaya başlıyor. ayrıca cumhuriyet "gösteri"lerinde kadınların "gösterir" durumunu da göz önüne almak lazım geliyor.

"cumhuriyetimiz" kurulduğu zamanlardan itibaren kadın bedeni üzerine inşa edilmiş gibidir. zira osmanlıdan en büyük kopuş kıyafet devrimiyle gerçekleştirilmiş ve lafı edilmeyen en büyük kavgalar bu zeminde kopmuştur. kadınlara seçme seçilme hakkı "verilmesi" meselesi de batıdan üstünlüğümüzü vurgulamakta sıkça kullandığımız bir metafora dönüşmüştür tabii osmanlı feministlerinin adları tarihin kayıtlarından silerek. modern türkiyenin yeni imajı adeta tayyörlü kadınlar olmuş ve diğer yandan da kadınlar bu kıyafetlerle "aseksüel"liğe sabitlenerek cinsellikleri kontrol altına alınmıştır (ee bu da tarihin sürekliliği; modern geleneksel türklük). bugün ise cumhuriyet "gösteri"lerinde karşımıza çıkan kadın militanlar dekolte kıyafetleri ile yeni birşey "gösterir" gibidirler. ve böylece başörtülü olmanın karşısında konumlanmaktadırlar.

kısacası çözülmüş olmaktan ziyade üzerine cumhuriyet inşa edilmiş bir çatışkıdır başörtüsü meselesi ve dolayısıyla "çankaya köşküne başörtülü bir kadın çıkarmak cumhuriyet değerlerini derinden sarsacaktır". yani bu tartışmalarda başörtülü kadınların deneyimleri ve talepleri ve gerçekte ne yaşadıkları üzerine basılıp geçilen bir meseledir. görmemiz gereken şu ki, kadın bedeni ve hak ve özgürlükleri üzerinden yürütülerek can hıraş bir şekilde sahip çıkılan cumhuriyet değerleri milli-tan burjuvazinin ayrıcalıklarını kaptırmama çabasıdır ve tanımlanan türklük "gösteri"lere gidenler dışında kimseyi kapsamamaktadır, kaldı ki bu ülkede kimse mutlu değildir.
darbe çağrıları kadın bedeni üzerinden yapılmaktadır "ana"vatanımızı kimseye siktirmemek uğruna...