12 Nisan 2007 Perşembe

"çevremiz" ve "dünyamız" (1)

son zamanlarda Türkiye de dahil olmak üzere bütün dünyada çevre kirlenmesi,karbondioksit salınımları vs vs..üzerine medya araçları aracılığıyla bir kuşatma altındayız. Olayın bana hiç de ilginç gelmeyen tarafı bu sistemin herşeye yaptığı gibi çevre olayını da bir magazin aracı haline getirip bunu insanlara içten içe sadece bir "konu" olarak yutturması ve unutturmasıdır."dünyamız" evrenin içinde kendine has özellikleri olan,canlı yaşamına olanak veren bir mekandır ve bizim unutmamamız gereken şey bu dünyanın içinde etimizle,kemiğimizle yaşıyor olduğumuzdur...

bir diğer konu da bu yaşamak dediğim şeyin bugünlerde pek de mümkün olmayan durumu,büyük petrol firmaları artık nehirler satın alıyorlar, yüzyıllardır nehir kenarında yaşayan insanlardan su kullanım ücretleri talep edilecek.bir zamanlar hayvanları koruyan(tabi evcil ve kendi sıkıntısını ona unutturan hayvanların hakları burada bahsedilen) zavallı kent insanları televizyonlarda insanlara saldırırlardı hatırlarsınız belki,şimdi de bunun daha geniş çaplı ve vahşi hayat denilen ortamın hayvanlarını da kapsayan organizasyonlar var.,tabi bu hayvan ve doğa merakı elbette çok anlaşılır birşey..ben de "insanları koruma vakfı" kurulması taraftarıyım..doğal hayatı koruma organizasyonlarının insanın "doğal" bir varlık olduğunu unutması çok yazık,..

bu durumda iktidarı elinde tutanların ve bilimlerinin insanın kökeninin nerden geldiğine verdikleri bir cevap olarak varolan ve bunun dışında ayrıca da kölelerin de geldiği yer olan,aynı zamanda dünya siyasi haritasının düzgün çizilmiş kıtası olan, ve bulaşıcı hastalıkların mekanı haline getirilen Afrika insanın aklına gelmeden olmuyor..aynı zamanda yanıbaşımızda olan savaşlarda ölenler ölmek zorundalarmış gibi görülüyor artık,ee ne yapsınlar,ülkede savaş var,adamlar anlaşamıyor canım,bundan daha doğal ne olabilir ki(!),iktidar da bu doğallığı bozmak istemiyor olsa gerek.

sonuç olarak dünyayı da kirleten insanları da öldüren aynı sistem. canı istediğinde çevre konusunu ön plana çıkarır,canı isterse de ırak,filistin,afrika,latin amerikadaki insanların durumlarını..ama birer reklam olarak,..
biz de kafamızı sağa sola çeviremeyen bizonlar gibi ve duyularımızı yitirmiş küçük insanlar olarak "aa bak neler oluyor dünyada" diye kısa ve özlü bi laf edip işimize bakarız...çevreciler de sadece belgesellerde gösterilen kareleri çevre zannetmeye ve onu bulmanın umuduyla yaşamaya daha bi özen gösterirler İŞlerinin gereği olarak...