sert olalım biraz. okulu bitirip işe başladığım zaman, yani 2006'da bolca the doors dinliyordum, bir hastalık haline geldi bu, jim morrison benim yerime bağırıyordu sanki, benim yerime şiirlerini okuyordu, takılıyordu..güzeldi, hala da güzeldir bu, onu dinlediğimde yalnız hissetmem kendimi, benimle konuşur sanki. Bunu hepimiz bir çok sanatçı için hissetmişizdir belki de, belki de düşünürler, şairler, yazarlar, ne bileyim işte arkadaşlar.. Sizi yalnızlığınızdan alıverir arkadaşınızla olan tahayyülünüz, birlikteliğiniz, yalnız değilsiniz korkmayın, an be an gelişiyor, sürekli değil, kırık, an be an..
Ne kadar güzel genellemeler değil mi şimdi, oh at bakalım, meydanı boş buldun zaten..seni dinlemiyorum canım.
-umurumda bile değilsin,
-sen de herkes gibisin, bütün erkekler-kadınlar-cinsiyetsizler, herkes işte, nasıl anlarsan..
çok zor sorular değil bunlar, hayatımı peşinden sürüklediğim, biliyorum, oluyor bazen bişeyler, ama biz patlıyoruz ya sanki bütün dünya da patlamalıymış gibi düşünüyoruz, zor kullanıyoruz, bazen şiddetli, bizler sadece küçük bir parçayız, ne olduğunu anlamamış, anlamayan, bazen de bunu hiç takmayan. herkes gibi yani...
17 Ocak 2010 Pazar
cevaplar
dostları görmek sevindiriyor tabi insanı, bi şevkle doluveriyorsunuz, kayboluyorsunuz bir anda zamanın içinde..
bu günlerde bu aklıma takılıyor, ya diyorum, benim şimdiye kadarki hayatlarımda ne geçmedi ki? herşey geçiyor, bir süre dinlenmek bile istemiyorsunuz, biliyorsunuz ki o da bitecek, sıkılıyorsunuz.
Acı kederiniz de cabası, sonra çakılıyorsunuz bir an, anda kayboluyorsunuz her zaman. Beyninizin içinde patlıyor birşeyler, hiç patladığına şahit olmadığınız yanardağ oluveriyorsunuz, atabilirsiniz istediğiniz kadar, kimbilir nasıl patlayacak diye, gördüğümüz görüntülerin ötesinde bir hayalimiz var mı? yok, zannetmiyorum..
Ukalalık yapmaya gerek yok, ben kiminle konuşuyorum şu an acaba, aa tabi unutmuşum yine, Duranlarımın kaçıncısındayım bilmiyorum, yine sıkılıyorum. İşte tüm bunlardan dolayı hayatımızın acemisi oluveriyoruz, tekrar ve tekrar, hatırladıklarımız güzel şeyler olsun, kötü şeylerden ders çıkaralım, 'Doğru Ahmet' olalım, sağımıza bakalım, solumuza bakalım, güm..öl(!)
şimdi Onur arkadaşımın yazdığı yazıları okuyacam, hemen aşağıda, manifesto var bi tane, acaba?
öperim.
bu günlerde bu aklıma takılıyor, ya diyorum, benim şimdiye kadarki hayatlarımda ne geçmedi ki? herşey geçiyor, bir süre dinlenmek bile istemiyorsunuz, biliyorsunuz ki o da bitecek, sıkılıyorsunuz.
Acı kederiniz de cabası, sonra çakılıyorsunuz bir an, anda kayboluyorsunuz her zaman. Beyninizin içinde patlıyor birşeyler, hiç patladığına şahit olmadığınız yanardağ oluveriyorsunuz, atabilirsiniz istediğiniz kadar, kimbilir nasıl patlayacak diye, gördüğümüz görüntülerin ötesinde bir hayalimiz var mı? yok, zannetmiyorum..
Ukalalık yapmaya gerek yok, ben kiminle konuşuyorum şu an acaba, aa tabi unutmuşum yine, Duranlarımın kaçıncısındayım bilmiyorum, yine sıkılıyorum. İşte tüm bunlardan dolayı hayatımızın acemisi oluveriyoruz, tekrar ve tekrar, hatırladıklarımız güzel şeyler olsun, kötü şeylerden ders çıkaralım, 'Doğru Ahmet' olalım, sağımıza bakalım, solumuza bakalım, güm..öl(!)
şimdi Onur arkadaşımın yazdığı yazıları okuyacam, hemen aşağıda, manifesto var bi tane, acaba?
öperim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)