insanların aptallaştırılma tarihinde aslında çook uzun süredir sıcaklığını koruyan ama günümüzde sadece İŞinin uzmanı entellektüel insanların ilgi alanına giren bişeymiş gibi gözüken ve hakkında konuşulan insanlara söz hakkı verilmeyen (kafalarının basmaması inancından dolayı,yine onlar adına düşünen İYİ insanlar vardır) bir diğer sorun "kim?lik" sorunu...
İnsanın toplumsal bir varlık olduğu,kültür yaratıcısı olduğu,bu yönüyle biricik olduğu inancıyla "kimlik"lerini bütünleyen işinin ehli eğitimli insanların en büyük yanılgısı insanları aydınlatacam derken mastürbasyondan öteye gitmeyen bir uğraşlar bütünü içine girip İÇERDEN fethetme yoluyla kendi biricik saadetlerinin kale duvarlarını örmeleridir.insanın kim?liğini toplumsallığı içinde,yaşayarak edindiği fikrini anlama yetisinden yoksun VE kelimelerle iletişimin en temel iletişim yolu olduğuna inanan bi yaklaşım içinde bulunan düşünüCÜler bir süre sonra kullanılan toplum,insan gibi CANlı kelimeleri sadece kelimeler(harflerin bütünü) olarak algılamaya başlarlar. bir şeye uzun uzun uzun bakarsanız bir süre sonra SADECE bakarsınız..bu mallaşma durumu güzel bişeydir. sadece baktığınız zaman bir maddenin bir hacim kapladığını ve kendi başına bişey olduğunu anlarsınız. bu kelimeler için geçerli bir durum değildir. kelimeleri kullanırken İLETİŞİM kavramını unutursanız haliniz harap demektir.çünkü kelimeler amaçlı şeylerdir,bişeyler anlatırlar,bunun için vardırlar.
dünya sisteminin insanların evlerinin içine bu kadar rahat girip çıkabilmesi,rüyalarını çalması,mahremiyetlerine tecavüz etme yolunda bu kadar ilerlemesi bişeyleri anlamaya çalışan( kendilerini dahil) insanları zor durumda bırakıyor elbet..hiç bir şeyin "kendine özgü"lüğü kalmamışsa nasıl ayırtedebilirsiniz ki kimin haklarını düşündüğünüzü,kime karşı olduğunuzu,nerde tuzağa düştüğünüzü...
bu durumda HER-KESin kendine biçtiği ROLLERi bi gözden geçirmesi gerekliliği oluşuyor.
asıl amaç dünya sisteminin işleyiş tarzını anlamak ve onun geçerliliğine son vermektir,bu temel fikri unutmak aptallıktan öte bir şeye çıkmaz.
anlama bir durumu temsil eder,geçerliliğe son verme bir eylemlilik hali gerektirir. tabiiki de bu iki halin birbirleriyle varolan,değişen, dönüşen, kısaca etkileşim halinde olan haller olduğunu atlıyor değilim. süreç hayattır..
Düşünmeyi kendilerine şiar edinmiş ve gözleri başka birşey görEmeyen düşünüCÜlerin
bu tür sorunları çözme yönündeki, sözde anlamayı kolaylaştıran (özde insanın kendiliğini göremeyen ya da anlamayan) çabaları boşunadır. kim?lik insanları kütle olarak ele almakla ve kelime yığınlarıyla bulanıklaştırılarak çözülecek bir sorun değildir.kim?lik yaşanılan hayatta bizim dünyayı algılayış tarzımızdır,bizim kim? olduğumuzdur,bunun birey olmakla ilgisi olmakla birlikte toplumsal hayatın niteliği ve kim?liğiyle de ilgisi çok özeldir
kim?lik atfedilen bişeydir,sizin kim? olduğunuz,ne işe yaradığınız soruları toplum içinde size verilen rollerle bütünleşen durumlardır.bu rollerden sıyrılma ve insanca yaşamLAR kurma yolunda daha çook ayakkabı eskiyecek galiba..devam edecek...saygılarımla.
10 Temmuz 2007 Salı
YOK
biliyorum, başka birinin yanında uyuyorsun artık...
ama her üstün açıldığında içim ürperiyor hala...
ama her üstün açıldığında içim ürperiyor hala...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)