17 Ocak 2010 Pazar

sıcak,soğuk

sert olalım biraz. okulu bitirip işe başladığım zaman, yani 2006'da bolca the doors dinliyordum, bir hastalık haline geldi bu, jim morrison benim yerime bağırıyordu sanki, benim yerime şiirlerini okuyordu, takılıyordu..güzeldi, hala da güzeldir bu, onu dinlediğimde yalnız hissetmem kendimi, benimle konuşur sanki. Bunu hepimiz bir çok sanatçı için hissetmişizdir belki de, belki de düşünürler, şairler, yazarlar, ne bileyim işte arkadaşlar.. Sizi yalnızlığınızdan alıverir arkadaşınızla olan tahayyülünüz, birlikteliğiniz, yalnız değilsiniz korkmayın, an be an gelişiyor, sürekli değil, kırık, an be an..
Ne kadar güzel genellemeler değil mi şimdi, oh at bakalım, meydanı boş buldun zaten..seni dinlemiyorum canım.
-umurumda bile değilsin,
-sen de herkes gibisin, bütün erkekler-kadınlar-cinsiyetsizler, herkes işte, nasıl anlarsan..
çok zor sorular değil bunlar, hayatımı peşinden sürüklediğim, biliyorum, oluyor bazen bişeyler, ama biz patlıyoruz ya sanki bütün dünya da patlamalıymış gibi düşünüyoruz, zor kullanıyoruz, bazen şiddetli, bizler sadece küçük bir parçayız, ne olduğunu anlamamış, anlamayan, bazen de bunu hiç takmayan. herkes gibi yani...

Hiç yorum yok: