kıllanıyorum,tutamıyorum kendimi, hislerim düşüyor,kafam düşüyor.
bu ara şu meşhur laf aklıma takılıyor,
küçük insanlar insanları, orta insanlar olayları,büyük insanlar fikirleri konuşurlar. peki bir soru..
büyük insanlar fikirleri ve insanları içiçe konuşuyorlarsa ne olacak? ya da tersi. Olan bu,ister inan ister inanma.yok öyle bi şey yani,ünlü söz falan fasa fiso,genellemelere kapalıyız,küçük büyük salaklıklarına da.
ben bazen düşerim, anlayamam ne olurum, anlayamam kendimi, çevremi,kalırım, canım sıkılır, boşa alırım, canım sıkılır,içim açılır,kalırım sonra.bi şey bulamam ne kendimde ne alemde,bitirmek isterim,,anlamsız gelir,boşa alır herşey, olduğu halindedir,
-anlamadığım için de yanmam,geçmiştir tren.
bu böyle gidergelir,söz de sararır,aynaya bakarım,kendimi görürüm,bakarım kendime,kendimi unuturum,görüntüye kanarım,içimde ne olduğunu unuturum, görüntüsüz olan şeylerden yaşarım içimde,hayatlarım içiçe girmiştir,1 2 3 ve daha bilmem kaçıncı hayatım Oğuz Atayı selamlar,derdini anlar biraz,ortaklaşır artık ölü olan bir adamla,üzülür.
-hislerimi kendime sorarım, içimden bi cevap gelmez.
2 Ağustos 2009 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder