28 Şubat 2009 Cumartesi

ütopya

..bir çocuk sularda kaybolan bulutu çekiyor düşlerin ağıyla..
bazen düşünürüm, arada sırada olduğu gibi bu da zevk verir bana,bunu artık sorgulamak istemiyorum,yani hep kafamda mı yaşıyorum? bunun dışına çıkmak imkansız mı?
bir ara halı saha maçı yaparken aniden iflas ettim, vücudum,aklım bitik,kafam kocaman olmuş da vücudum küçücük kalmış gibi, sefil halde, sıyrıl!
hangi sulardayım, ben bilsem bunun cevabını başka sulara yelken açma ihtimalim olur du belki, ben hep başka sulardayım bir yandan, şu en başından beri tanımadığımızı belirttiğim canım dünya, ben hep yüzerim, yüzmeyi severim ben..bir gece her yerime su değsin, su ile bütünleşeyim derken,bir anda gökyüzüne baktım, yıldız oldum denizin içinde, döndüm döndüm döndüm.
içim sıkışıyor bazen,bilmiyorum ne olacak bu hal, herkese böyle olur diyorum,ama her insan biraz da kendi içinde yaşar,yani toplumsal bilginiz işe yaramaz, içinize yeraltınıza inmiş oturuyorsunuzdur. bir şeyleri beklediğinizden değil,umutlanmayı unuttuğunuz için.ne yapalım yani,hep hatırlamak ,yaşamak zorunda mıyım umudu?değilim. biraz da duran böyle yaşasın, kaderinde yazılıdır belki insanımızın dediğine göre. kimbilmez? ben biliyorum demiyorum bak, iyi bak, bilmiyorum.
git-gel-git-gel-git
zaman akıyor, su gibi, her gece bitiyor,sabah oluyor sonra, sonra yine gece,sıkılıyorum, başka bi şey olsun bir gün de ya, kıyamet kopsun mesela.
bir şeyler olur tabi zamanla, bir bakar duran umutlu yine, kendini seviyor,dokunmayı seviyor.
ütopya, değil aslında, bu umut işareti değil, olasılık, durum bu, matematiğin tanıdığı ihtimal kavramını beklentisiz hale getirelim, işimizi görmesin bu sefer bilme ihtimalimiz, veya bilmeme ihtimalimiz, yani birşeyleri bilme bilmeme,birşeyler yok artık, meraksızlık hallerindeyim...
iyi yüzüşler,sıkıntılar efendim.

Hiç yorum yok: